İtalya'nın Fano şehrinde Eylül 2024'te başlayan ve 199 vakanın tespit edildiği dengue salgını, Avrupa'da tropikal hastalıkların yerel olarak bulaştığının en büyük kanıtı oldu. Iklim değişikliğinin yükselttiği sıcaklıklar sayesinde, özellikle Asya kamosu olarak bilinen sivri sinekler kıtanın ısınmış bölgelerine yerleşip, dengue, çikungunya ve Nil virüsü gibi hastalıkları taşımaya başladı.

Asya Kamosunun Yurttaşlaşması

Aedes albopictus türü sivri sinek, gece ve gündüz ısıracak kadar agresif ve ısı toleransı yüksek bir tür. Sıcaklık 20 ile 30 derece Celsius arasında ideal çalışsa da, 10 derece etrafında da yaşayabiliyor. İtalyan Yeni Teknolojiler, Enerji ve Sürdürülebilir Ekonomik Kalkınma Ulusal Ajansı'nda 20 yıldan fazla çalışan araştırmacı Riccardo Moretti, bu sivri sineklerin kuzey Avrupa'ya—hatta İngiltere'ye kadar—yayılabileceğini söylüyor.

Halen güney Avrupa ülkelerinde, özellikle Yunanistan'da sivri sinek mevsimi uzuyor. Araştırmacılar, Aralık ayına kadar yetişkinlerin aktif kaldığını ve Mart'ın başında yeniden belirdiğini gözlemlediler. Moretti, gelecek yıllar içinde sivri sineklerin yıl boyunca yaşayabilen popülasyonlar oluşturabileceği riskine işaret ediyor.

Endemik Hastalığa Doğru Gidiş

Şu anda Avrupa'da sivri sinek hastalıkları yaz sonunda ortaya çıkıyor; yoldan dönen insanlar enfeksiyonu getiriyor, yerel sivri sinekler onu yayıyor, sonra hava soğuduğu için bulaş durarak ve vakalar azalıyor. Ancak mevsim uzarsa, daha fazla enfeksiyon meydana gelebilir. Moretti'ye göre asıl tehdit, dengue gibi tropikal hastalıkların Avrupa'nın bazı bölgelerinde endemik hale gelmesi—yani sürekli orada yaşaması. Ara sıra vaka görmekle, hep bir bulaş tehlikesiyle yaşamak arasında muazzam fark var.

Ne anlama geliyor?

Sivri sinek hastalıkları tarihsel olarak sıcak iklimlere bağlı idi. Şu anda Avrupa'da bölgesel olarak yaşanan sıcaklık artışı, bu hastalıkları taşıyan türlerin bu coğrafyalarda tutunmasını sağlıyor. Mekanizması şu: dış sıcaklık arttıkça, belirli sivri sinek türleri o ortamda yaşayabiliyor; ısı toleransı ve üreme döngüleri bu koşullara uyum sağlıyor. İnsanlar hastalığın vektörü (taşıyıcısı) olan sivri sineklerle temasa geçince, enfeksiyon yerel olarak hızla yayılabiliyor. Yetişkin kullanıcılar açısından, bu demek ki emniyetli sayılan Avrupa'da—hatta Kuzey Avrupa'da—söylenti ve hastalık araştırması sonucu ortaya çıkan bir koruma tehlikesiyle karşı karşıya kalabilir. Yalnız hastalık endemik olunca, toplu sağlık müdahaleleri (sivri sinek kontrolü, halk eğitimi) kalıcı ve sistematik hale dönüşmek zorunda kalıyor; bu da sağlık sistemi ve kamu maliyetini etkiliyor.