Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump, çocukların aldığı aşı sayısını azaltmayı hedefleyen yeni bir yönetmelik yayınladı. Ancak bu karar kapsamında, kızamık, kabakulak ve rüzgar kızamığına karşı koruma sağlayan MMR kombine aşısının üç ayrı doz şeklinde uygulanması istendi. Mevcut sistemde iki doz olarak uygulanan bu işlem, yeni düzenlemeyle altı ayrı enjeksiyona dönüşmüş olacak.
İlaç Endüstrisi Kararı Mantıksız Buldu
Dünyanın önde gelen ilaç şirketlerini temsil eden PhRMA grubu, emrin imzalanmasından sadece birkaç saat sonra sert bir açıklama yaptı. GSK, Pfizer, Merck, Sanofi, Johnson & Johnson ve Novo Nordisk gibi devleri kapsayan grup, bu değişikliğin Amerika'nın aşı politikasını değersizleştirdiğini belirtti. PhRMA Baş Tıbbi Sorumlusu Michael Ybarra, federal aşı tavsiyelerinin on yıllarca süren bilimsel araştırmalara dayandığını vurguladı.
Bilimsel Temel Eksikliği ve Uygulama Zorlukları
ABD'de kızamık, kabakulak ve rüzgar kızamığı için ayrı ayrı aşıların mevcut olmadığı belirtiliyor. Bu kararın uygulanabilmesi için ilaç şirketlerinin yeni aşılar geliştirmesi, test etmesi ve piyasaya sürmesi için büyük yatırımlar yapması gerekecek. Merck ve GSK, kombine aşının ayrılmasının herhangi bir fayda sağladığına dair yayınlanmış bilimsel bir kanıt bulunmadığını ifade etti.
Tıp Dünyasından 'Tehlikeli' Uyarısı
Amerikan Pediatri Akademisi ve çeşitli sağlık kuruluşları, Trump ve Sağlık ve İnsani Hizmetler Bakanı Robert F. Kennedy Jr. tarafından dayatılan bu politikaları 'tehlikeli', 'bilim dışı' ve 'yanıltıcı' olarak nitelendirdi. Akademinin, çocuk sağlığını riske atan bu tür değişikliklere karşı hukuki süreçler başlattığı bildirildi.
Ne anlama geliyor?
Kombine aşılar, birden fazla mikroorganizmaya karşı koruma sağlayan bileşenlerin tek bir formülde birleştirilmesiyle oluşturulur. Bu yöntem, uygulama sayısını azaltarak hastanın konforunu artırırken, koruyucu etkiyi aynı seviyede tutan bir mekanizmayla çalışır. Aşıların ayrılması, aynı korumayı sağlamak için daha fazla sayıda işlem yapılması anlamına gelir.
Sektörel açıdan bakıldığında, mevcut onaylı bir formülün parçalanması, her bir bileşen için ayrı onay süreçlerinin işletilmesini ve yeni üretim hatlarının kurulmasını gerektirir. Bu durum, tıbbi gereklilikten ziyade operasyonel yüklerin artmasıyla sonuçlanır. Kullanıcı tarafında ise bu süreç, sağlık hizmetlerine erişim sıklığının artması ve gereksiz işlem yoğunluğu şeklinde yansıltılır.





Yorumlar (0)
İlk yorumu sen yaz.