San Francisco Belediye Başkanı Daniel Lurie, Waymo robotaksilerinin şehri felç eden trafik sıkışıklıklarına yol açması üzerine eyalet düzenleyicilerine daha sert kurallar uygulanması için çağrıda bulundu. Bir zamanlar şehrin yeni teknolojiler için bir test alanı olması gerektiğini savunan Lurie, yaşanan son olayların ardından sınırına ulaştığını belirtti.

Kritik Günlerde Yaşanan Sistem Kilitlenmeleri

Belediye Başkanı'nın eyalet Ulaştırma Bakanlığı'na gönderdiği mektupta, iki büyük olay üzerinde duruldu. Aralık ayındaki geniş çaplı elektrik kesintisi ve 4 Temmuz'daki Golden Gate Köprüsü havai fişek gösterisi sırasında onlarca Waymo aracının hareketsiz kalarak trafiği durdurduğu ifade edildi. Özellikle 100 bin izleyicinin katıldığı etkinlikte, araçların güçlerinin tükenmesi ve ana yolları kapatması sonucu binlerce kişi saatlerce trafikte mahsur kaldı.

Sürücüsüz Araçlar İçin Yeni Standart Talebi

Lurie, mevcut düzenlemelerin olağanüstü durumlar sırasında sürücüsüz araçların nasıl hareket etmesi gerektiğini yeterince kapsamadığını savundu. Bu kapsamda şirketlerin; araçları aktif şeritlerden derhal uzaklaştırma, güzergah ve servis alanlarını gerçek zamanlı olarak güncelleme ve operasyonel verileri yerel kurumlarla anlık paylaşma yeteneklerini kanıtlaması gerektiğini belirtti.

Waymo'dan Ortaklık Vurgusu

Waymo sözcüsü Katherine Barna, şirketin FIFA Dünya Kupası maçları, Super Bowl ve NBA All-Star Weekend gibi şehrin en büyük etkinliklerinde başarıyla hizmet verdiğini açıkladı. Şirket, San Francisco ile olan ortaklığın devam ettiğini ve milyonlarca sürüşten elde edilen deneyimlerle kurumlarla iş birliği yapmaya devam edeceklerini bildirdi.

Ne anlama geliyor?

Sürücüsüz ulaşım sistemleri, belirli algoritmalar ve sensörler aracılığıyla çevresini algılayıp karar veren yazılımlarla çalışır. Ancak bu sistemler, alışılagelmişin dışındaki yoğun kalabalıklar veya enerji kesintileri gibi ekstrem senaryolarda karar verme mekanizmalarında kilitlenmeler yaşayabilir. Bu durum, fiziksel olarak yolu kapatan araçların manuel müdahale olmadan hareket ettirilememesi sorununu doğurur.

Sektördeki temel zorluk, yazılımın sadece normal trafik akışında değil, kriz anlarında da öngörülebilir davranmasını sağlamaktır. Kullanıcılar için bu gelişme, acil durum yönetimi standartlarının getirilmesiyle daha güvenli bir ulaşım altyapısı anlamına gelir. Yerel yönetimlerin veri paylaşımı talebi ise kentsel trafik yönetiminin dijital sistemlerle entegre edilmesini hedefleyen bir süreçtir.