Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, Irak Temsilciler Meclisi Başkanı Heybet Halbusi’yi Ankara’da kabul etti. Görüşme sonrasında kameraların karşısına geçen iki lider, bölgesel güvenlik ve istikrar konularında ortak bir duruş sergiledi. Kurtulmuş, Türkiye’nin terör sorununu çözmeye yönelik atadığı adımların bölge geneline yayılacağını vurgulayarak, terörsüz Türkiye sürecinin Irak için de bir dönüm noktası olacağını ifade etti.

Terörsüz Türkiye’nin Bölgeye Etkisi

Kurtulmuş, konuşmasında Türkiye’deki PKK terörünün sona ermesinin pratik sonuçlarını en kısa sürede bölgenin görecek olduğunu belirtti. Meclis Başkanı, terörsüz Türkiye yaklaşımının komşu ülkelerdeki güvenlik dinamiklerini doğrudan etkileyeceğini, özellikle terörden büyük zarar görmüş olan Irak halkının da silahlı gruplardan kurtulacağını umut ettiklerini dile getirdi.

Konuşmasında somut bir takvime de işaret eden Kurtulmuş, önümüzdeki ay başlatılması planlanan Irak’ın silahsızlandırılması projesinin hızla hayata geçirilmesini beklediklerini söyledi. Bu süreçle birlikte Irak’ın her şehri ve kasabasında barış ve esenliğin hâkim olacağını öngören Meclis Başkanı, bölgesel istikrarın yalnızca siyasi bir hedef değil, aynı zamanda günlük yaşamı doğrudan etkileyen bir gerçeklik olacağını kaydetti.

Halbusi’den Ortak Kararlılık Mesajı

Irak Temsilciler Meclisi Başkanı Heybet Halbusi de görüşme sonrası yaptığı açıklamada, konunun hem Türkiye hem de bölge ülkeleri için hayati öneme sahip olduğunu vurguladı. Halbusi, Irak’taki tüm siyasi parti başkanlarıyla ortak bir fikir birliği içinde olduklarını belirterek, bölgelerinin terörsüz bir hale gelmesi ve silahlı grupların faaliyetlerinin durdurulmasının ülke istikrarı için kritik olduğunu ifade etti. Her iki liderin de bu süreçte diyalog ve iş birliğinin önemine değinmesi, ikili ilişkilerdeki güvenlik odaklı yaklaşımın pekiştiğini gösterdi.

Ne anlama geliyor?

Bölgesel güvenlik mimarisinde bir ülkenin iç istikrarı, komşu ülkelerdeki güvenlik algısını ve siyasi dinamiklerini doğrudan şekillendirir. Bir ülkede terör kaynaklı istikrarsızlığın azalması, sınırlar ötesinde de güvenlik politikalarının yumuşamasına ve diyalog kanallarının açılmasına zemin hazırlar. Bu durum, komşu ülkelerdeki silahlı unsurların faaliyet alanlarını daraltarak, yerel yönetimlerin güvenlik görevlerini yürütme kapasitesini artırır.

Silahsızlandırma süreçleri, güven inşa etmeye dayanan uzun soluklu bir çalışma gerektirir. Sivil toplumun güvenliğe olan güveninin artması, ekonomik faaliyetlerin yeniden canlanmasını ve uluslararası yatırımın bölgeye yönelmesini tetikler. Kullanıcı ve vatandaş düzeyinde ise bu gelişmeler, günlük yaşamda hareket özgürlüğünün artması, altyapı yatırımlarının hızlanması ve eğitim ile sağlık hizmetlerine erişimin iyileşmesi şeklinde somut kazanımlara dönüşür. Bölgesel barış, yalnızca askeri bir başarı değil, aynı zamanda sosyo-ekonomik kalkınmanın temel taşıdır.